13 Nisan 2021 Salı

Toprak Akarsu yazdı | Faşizmin HDP'yi kapatma saldırısını geri püskürtmeliyiz

2015'den 2021'e kadar HDP'ye ve tüm demokratik güçlere, parti, örgüt ve yapılara yönelen faşist irade kırma ve çöktürme, ezme ve tasfiye saldırılarına karşı nasıl mevzi mevzi direnildiyse şimdiki durumun da gereği yapılmalıdır. HDP'ye oy veren 6 milyonu harekete geçirmek için bütün olanaklar değerlendirilmeli, bütün araç ve yöntemlerin kullanılması düşünülmeli, 6 milyonu göreve çağırmakta asla tereddüt edilmemelidir. HDP'ye oy veren 6 milyonu harekete geçirme hedefi, Türkiye ve Kuzey Kürdistan'ın özgürlük özlemiyle dolu bütün toplumsal kesimlerini sarsıp harekete geçmeye zorlayacaktır.

Faşist şefin atadığı memur savcı HDP'nin kapatılması için iddianamesini hazırladı, politik İslamcı ırkçı faşist AKP-MHP-Ergenekoncular koalisyonunun üzerinde anlaştıkları kapatma saldırısı başladı. Her kim ki, bunun bir hukuk sorunu olduğunu, bağımsız yargının işi olduğunu söyler, yargı sürecini bekleyelim derse o bir alçak ve yalancı, faşizmin zavallı hizmetkarı ve yardakçısıdır.

Hiç kimse kendisini kandırmasın, halklarımızı, işçi sınıfı ve ezilenleri de kandırmaya çalışmasın. Kapatma saldırısı yasalarla, Anayasa'yla, hukukla ilgili değil, tamamen politiktir. Bütün yargı aygıtı, faşist diktatörlüğün politik amaçlarını gerçekleştirmesinin basit faşist manivelaları, araçları haline getirildi. Gerçekte mahkemeleri ilgilendiren bir durum yoktur. HDP'yi savaşı tırmandırarak, gözaltı ve tutuklamalar serisi biçiminde gelişen faşist devlet terörüyle halktan koparmayı ve fiziki tasfiyeyi, irade kırma ve teslim almayı başaramayınca şimdi kapatma terörüne yöneldiler. Bu ne bir seçim kazanma oyunudur, ne de sözde AKP'nin MHP'yi yatıştırmak için verdiği bir ödün veya hediye. Faşist şeflik rejimi kendi varlığını devam ettirmenin güvencesini, özgürlük için direnen güçlerin tasfiyesinde görüyor. Amaç da niyet de bellidir, apaçık ortadadır, onu sulandırmak, faşist şeflik rejiminin değirmenine su taşır.

Halklarımızın faşist şeflik rejimi karşındaki en büyük barikatı, şimdi kapatma davası dolandırıcılığıyla, "hukuk", "yasa", "bağımsız yargı", Yargıtay, Anayasa Mahkemesi aracılığıyla kırılmak, tasfiye edilmek isteniyor. Faşizm, 2015'den günümüze HDP'ye yönelik onlarca ve yüzlerce baskın, gözaltı, tutuklama terörü ile, Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş'ı, onlarca belediye eşbaşkanı ve vekillerini, yüzlerce ve binlerce HDP yöneticisi ve aktivistini, binlerce direnişçiyi hapishanelere kapatarak hedeflediği sonucu, ulaşamadığı amacını şimdi kapatma saldırısıyla elde etmek istiyor.

Bu saldırı daha önceki parti kapatma saldırılarından çok farklı. HDP yargı-hukuk oyunuyla kapatılabilirse bütün meslek örgütleri, sendikalar, demokratik Alevi kurumları, hatta yöre dernekleri, sosyalist partiler ve sonra da burjuva muhalefet partilerine sıranın geleceğinden kimsenin kuşkusu olmasın. HDP'yi kapatma saldırısı faşizmin politik özgürlüğün topyekun tasfiyesi hedefinin yeni bir aşamasıdır.

HDP daha önce kapatılan partilerden farklıdır. Kimse bunu ihmal etmesin, önemsizleştirmesin. O'nun harcında Kürt halkının, sosyalistlerin, kadınların, yöre dernekleri ve işçi sendikalarının, kadın örgütlerinin, demokratik Alevi kurumlarının, gençliğin, ekoloji örgütlenmelerinin, LGBTİ+'ların, değişik ulusal ve inanç toplulukları örgütlenmelerinin, hasılı onurlu ve özgür bir yaşam için bir araya gelen Türkiye ve Kuzey Kürdistan işçi ve emekçilerinin, ezilenlerin, halklarımızın politik bakımdan en ileri bölüklerinin emeği, alınteri, büyük fedakarlıkları vardır. O tüm ezilenlerin halkçı birleşik demokratik cephesidir, faşizme karşı halklarımızın özgürlük direnişinin çok sağlam bir mevzisidir. Yüzlerce şehidin, binlerce ve on binlerce tutsağın, on binlerce aktivistin, direnişçinin özgürlük için verdiği büyük emek ve fedakarlıkların birikimi ve eseridir.

HDP kapatma saldırısı, önceki parti kapatma saldırılarından çok farklıdır. Yalnızca halklarımızın faşizme karşı direnişinin önünde yürüyen 687 öncüsüne politika yasağı koyma girişimi bile çok şeyi anlatıyor. Yalnızca HDP'nin kapatılması değil, bir daha onun gibi halkçı demokratik cephe niteliğinde bir partinin kurulmasını önlenmek için büyük bir kadro kıyımı, büyük bedeller ödeyerek, büyük emeklerle, dişle tırnakla yaratılan birikim tasfiye edilmek isteniyor. Faşizm, direnişçi güçleri, birleşik halkçı demokratik cepheyi en az on yıl geriye fırlatmak istiyor.

Kapatma saldırısı, faşist şeflik rejiminin 5 yıldır yürüttüğü kanlı "çöktürme planı"nda amacına ulaşamadığının, başarılı olmadığının, yani zayıflığının ilanıdır. Ama amaçlarından vazgeçmiş değiller, henüz iradeleri kırılmış da değil. O nedenle tıpkı hüsranla sonuçlanan Garê işgal saldırısında olduğu gibi, daha saldırgan ve çılgınca, gözü dönük planlar ve saldırılar tertip ediyorlar.

Faşist şeflik rejimiyle politik özgürlük için direnen güçler arasında süre gelen politik savaşımın "bu yeni muharebesini" kim kazanacak? Faşist şeflik rejimi mi, halkçı demokratik cephe mi?

Faşizm ile özgürlük için direnen güçler çarpışmasının bu aşamasının tam merkezinde HDP'nin kapatılması saldırısı duruyorken, "daha önce kapattılar, yola devam ettik, yenisini kurar devam ederiz" şeklindeki görünüşe göre özgüvenli ve iyimser yaklaşımlar, dün de yetersizdi ama mevcut durumda tamamen yersiz ve geçersizdir. HDP'ye kapatma saldırısı başlamışken şimdi sorun bu mudur yani?

2015'den 2021'e kadar HDP'ye ve tüm demokratik güçlere, parti, örgüt ve yapılara yönelen faşist irade kırma ve çöktürme, ezme ve tasfiye saldırılarına karşı nasıl mevzi mevzi direnildiyse şimdiki durumun da gereği yapılmalıdır. Hem de direniş çizgisi ve tarzının yetersizliği aşılarak başarılmalıdır bu. Şimdi HDP topyekun bütün güçleriyle "kendini savunmalıdır", şimdi HDP bütün direnişçi güçler tarafından, onların bütün güçleriyle ve birleşik tarzda topyekun savunulmalıdır. Kaldı ki, bu yalnızca "aktif savunma" olmamalıdır, faşizmden hesap soracak, onun yenilgisini hazırlayacak bir mücadele çizgisi ve tarzı geliştirilebilmelidir.

Deneyimlerden doğru öğrenmek gerekir. Dün kapatma saldırılarının kitle seferberliğine dayalı güçlü politik kampanyalarla karşılanmaması, kurulu partilerin kazanılmış demokratik mevziler olarak politik kitle seferberliğiyle dişe diş savunulmaması, tekrar edilmemesi gereken dramatik politika hatalarıdır. Bu tarzın kazandırmadığı, yaratılan birikimin tasfiyesini ve hep yeniden başlamayı getirdiği, kapatma saldırganlığını caydırmadığı açıktır.

Durum şimdi farklı bir yoldan yürümeyi gerektiriyor. Farklı bir deneyim ortaya çıkartılabilir ve çıkartılması için tüm olanaklar en yaratıcı ve militan tarzda geliştirilebilir. Birinci sorun kapatma saldırısını geri püskürtmek, faşizmin yenilgisini hazırlamak için genel, olabildiğince en yaygın, sürekli ve kitlesel bir politik kampanyanın geliştirilmesidir. Anayasa Mahkemesinde yapılacak faşizmi yargılayacak savunmalar da politik seferberliği güçlendirici, faşizmin Batı'da Türk ezilenlerinin kapatma saldırısına rıza vermesini önleyici tarzda geliştirilmeli ve ihtiyati hazırlıklar kendi mecrasında geri planda yürütülmelidir.

Kuşkusuz görev en başta Birleşik Mücadele Güçleri'nindir. Birleşik Mücadele Güçleri (BGM), "HDP'nin kapatılmasına izin vermeyeceğiz" kararlılığını kuşanmalıdır, ancak böyle bir kararlılık ve politik netlik temelinde militan bir kitle seferberliği başarılabilir. Ancak ve ancak böyle bir kararlılıkla faşizmin yenilgisi için güç biriktirme ve politik saldırıya geçiş hazırlıkları ilerletilebilir.

Kapatma saldırısına karşı ilk yanıt kuşkusuz Newroz çıkışı olacaktır, onun yaygın, militan ve kitlesel geçmesi süreci şekillendirici temel bir etkendir. Bu yalnızca Kuzey Kürdistan kentleri için değil Batı için de böyledir. Türk işçi ve emekçilerinin, ezilenlerinin ulusal demokratik hareketin güçleriyle birlikte olanaklı olan her yerde Newroz'da birleşik kitlesel direnişi militanca yükseltmeleri an'ın görevidir.

Kapatma saldırısına karşı politik seferberliğin örgütlenmesi hem HDP'nin il, ilçe, köy, mahalle, sokak örgütlerini kapsayan tartışmalarla hazırlanmalı ve planlanmalı ve hem de HDP bileşenlerinin ve Birleşik Mücadele Güçleri'nin, keza Batı'da bütün emekçi sol güçlerin hazırlık ve seferberliğini kapsamalıdır.

Kapatma saldırısına karşı politik seferberlik olabildiğince genel-yaygın, sürekli ve kitlesel olmalıdır. Başlangıçta öncü güçlerin seferberliği biçimini alması zayıflık olarak algılanmamalı ve anlaşılmamalıdır. Elbette öncelikle politik öncü güçler, kitlelerin politik bakımdan en duyarlı kesimleri hareket geçeceklerdir, elbette ki, öncelikle onlar net, kararlı ve an'ın gerektirdiği tarzda örgütlü olmalıdırlar. Bu ön koşul olmadan politik kitle seferberliği üzerine söz söylemenin çok fazla bir anlamı yoktur. Onların eylemi aynı zamanda faşizme karşı büyük kitlelerin, on binler ve yüz binlerin, milyonların harekete geçme çağrısı ve mesajıdır. HDP'ye oy veren 6 milyonu harekete geçirmek için bütün olanaklar değerlendirilmeli, bütün araç ve yöntemlerin kullanılması düşünülmeli, 6 milyonu göreve çağırmakta asla tereddüt edilmemelidir. HDP'ye oy veren 6 milyonu harekete geçirme hedefi, Türkiye ve Kuzey Kürdistan'ın özgürlük özlemiyle dolu bütün toplumsal kesimlerini sarsıp harekete geçmeye zorlayacaktır.

Kapatma saldırısına karşı seferberliğin genel olması, il, ilçe, köy, mahalle, sokak bütün HDP örgütlerinin inisiyatif almasını gerektirir. Şimdi "direniş her yerde" parolasıyla faşizme karşı büyük, birleşik bir halk direnişi inisiyatifi açığa çıkartılabilir.

Direnişin sürekliliğini sağlamak için haftanın belirli günleri, belirlenmiş sabit alanlarda süreç boyunca eylem günleri haline getirilebilir.

Politik seferberlik parti örgütlerinin olağan, bürokratik işleyişiyle değil, HDP mevzisini birleşik tarzda kitlelerle savunmak üzere her yerde direnişin politik ve örgütlenme merkezleri kurularak yürütülebilir.

HDP'yi kapatma saldırısına karşı, Kürt ulusunun, işçi sınıfı ve emekçilerin, bütün ezilenlerin, halklarımızın faşizme karşı propoganda-ajitasyon, eylem ve örgütlenme özgürlüğünü savunmak üzere hareket geçirilmesi, katılımı ancak öncü güçlerin muazzam bir birleşik-politik kitle ajitasyonu ve örgütlenmesi seferberliğiyle başarılabilir.

Politik seferberlik muhakkak çok değişik biçimlerde geliştirilmelidir. Örneğin esnafın kepenk, kontak kapatma eylemleri gündemleştirilebilir.

Batı'da her sanayi merkezinde, her işçi havzasında, işçilerin toplu bulunduğu, geçtiği mekanlarda haftanın belli günleri özgürlük kürsüleri kurulabilir.

Faşizmin HDP'yi kapatma saldırısına karşı politik seferberlik, birleşik antifaşist genel halk direnişini hazırlama perspektifine bağlanmalıdır. Politik öncülerle kitlelerin kenetlenmesine dayanan genel-yaygın, sürekli, yaratıcı ve militan kitle seferberliği faşizmin saldırısını püskürtebilir. Politik İslamcı ırkçı faşist bloku parçalayabilir, faşizmi yenilgiye uğratacak saldırının yolunu açabilir.