16 Ekim 2021 Cumartesi

Taşkıran: CHP halkın öfkesini sandıklarda eritmek istiyor

ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Beycan Taşkıran, CHP'nin Hewlêr'e giderek Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile görüşmesini ETHA'ya değerlendirdi. Taşkıran, ne CHP'nin ne AKP'nin Kürt sorununda demokratik çözüm derdi olmadığına dikkat çekti, Hewlêr'e gidişin seçim yatırımı olduğunu kaydetti.

CHP 8 Eylül günü başında Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı'nın bulunduğu bir heyeti Güney Kürdistan'a gönderdi. Hewlêr'de Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile yapılan görüşmeyi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Kürt sorununda çözüm için muhatap HDP'dir' açıklamaları ve İYİP Grup Başkanvekili Musavat Dervişoğlu'nun, "HDP meşrudur" minvalindeki açıklamaları takip etti.

Seçim sathı mailine girilmesinin ardından Türkiye'deki bütün faşist partiler Kürt sorununun çözümüne talip olmaya başlarken, Kürt halkı, sorunun çözümü için Kürt halk önderi Abdullah Öcalan'a işaret etmeye devam ediyor.

CHP'nin Hewlêr'e gidişini Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Beycan Taşkıran değerlendirdi. CHP'nin Kuzey ve Güney Kürdistan'da yürüttüğü diplomasi çalışmalarına değinen Taşkıran, CHP'nin tarihten bugüne durduğu yerin değişmediğine işaret etti, "CHP'nin esas durduğu yer devletin bekası ve korunmasıdır. Güncelde de buralarda bir değişiklik göremiyoruz" dedi.

Kürt halkının taleplerini, çözüm için işaret ettiği Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi görmeyen hiçbir anlayışın çözüm üretemeyeceğini kaydeden Taşkıran, "Çözüm, Kürt halkı ve Türkiyeli ilerici antifaşist güçler ve onların birleşik mücadelesinin örülmesiyle sağlanabilir" diye konuştu.

SEÇİM VE SEÇİM SONRASI HAZIRLIĞI

CHP'nin Hewlêr'e giderek Güney Kürdistan yönetimiyle görüşmesini nasıl değerlendiriyorsunuz. Hangi amaçla yapıldı bu görüşme?
Bir seçim sathı mailine girdi burjuva cephe. Hem Bakur hem Başur sahasında CHP'nin çok etkin diplomasi çalışması yürüttüğünü görüyoruz. Bakur'da aşiretler, demokratik güçler, esnaf örgütleri, emek alanındaki kurumlarla çok ciddi bir saha çalışması yaptıklarını gözlemliyoruz bir süredir. Şimdi de Güney Kürdistan yönetimiyle görüşmeler yapılıyor. Aslında bu CHP'nin eğer bir seçim süreci olursa Kürt halk desteğini alamadan bu seçimi asla kazanamayacağı gerçeğini okuyarak hareket ettiğini gösteriyor. Bütün bunların CHP'nin içinde bulunduğu burjuvazinin bir kanadını temsil eden Millet ittifakının ortak eğilimi olarak okuyabiliriz.

Olası bir seçim ve seçim sonrasına hazırlık söz konusu. Bir alternatif olarak biz de varız, bizimle de ilişki sürdürebilirsiniz denilmek isteniyor. Çünkü KDP'nin hem ordu hem de saray rejimiyle ekonomik-politik ilişkileri var, iç içe geçmiş bir süreçten bahsedebiliriz. Bu ilişkiler ağı içinde kendi varlığına da yabancılaşmış durumda, burjuva önderlik olarak kendi sınıfsal misyonuna uygun davranıyor KDP. Kürt halkının genel çıkarlarını düşündüğümüzde bundan uzaklaşmış burjuva kliğin, Barzani ailesinin çıkarlarına doğru kendisini çekmiş bir yapıdan bahsediyoruz.

CHP'NİN KÜRT SORUNUNA BAKIŞINDA BİR DEĞİŞİKLİK YOK

Gelişmeleri CHP'de siyaseten bir değişim, Kürt sorununa bakış açısında farklılaşma gibi okumak mümkün mü?
Tabi ki değil. Güncelde somut politikalarında bir değişiklik yok. Tarihsel olan şu; CHP devletin kurucu partisi, aynı zamanda Kürdistan'daki sömürgeciliğin kurumsallaşmasını da temsil eden bir parti 1924 Anayasası'yla. Bu kurumsallaşmış Kürt halkına dönük katliamlar serisi başlatılmış, sonrasında bu yaklaşım, Kürt halkının inkarı, Kürdistan'ı sömürgeleştirme sürecinde CHP'nin çizgisi, yaklaşımı değişmedi. Bugün de Oğuz Kaan Salıcı'nın röportajında, 'bu vaatlerinizi yerine getirmek için somut bir planınız var mı, ne anlatacaksınız Kürt halkına' diye sorulduğunda, 'aslında Kürt seçmenimize dönük hemen bir çözüm önerimiz, somut bir planımız yok. Halka gitmeye devam edeceğiz. Eğer bir çözüm önerimiz olursa da üniter yapı içerisinde olacaktır' diyor. Öncelikle Kürt halkını seçmen olarak tanımlıyor. Halk gerçekliğiyle tanımlamıyor. İkincisi üniter yapı dediği; mevcut sömürgecilik çizgisinin korunmasıdır. Zaten CHP'nin esas durduğu yer devletin bekası ve korunmasıdır. Güncelde de buralarda bir değişiklik göremiyoruz. Rojava'ya dönük işgal saldırıları, Güney Kürdistan'a dönük saldırılar, Bakur'daki savaş politikalarına karşı CHP'nin hiçbir itirazı yok. Kayyum politikalarında sözle ifade edilenler dışında CHP'nin pratik bir tutumu yok.

CHP HALKIN ÖFKESİNİ SANDIKLARDA ERİTMEK İSTİYOR
Sonuç olarak biz şöyle tanımlıyoruz süreci; saray rejimi ciddi bir kriz içerisinde. Bu da devletin geleceğine, burjuvazinin ihtiyaçlarına yanıt vermiyor. Öncelikle, halklarımızın özgürlük taleplerine yanıt vermiyor. Buna karşı büyük bir tepki var, sosyal, siyasal, ekonomik açıdan halklarımız büyük bir öfke biriktirmiş bu rejime. Bu öfke sonucu oluşan mücadelesi var. CHP, bu mücadelenin düzen içerisine çekilmesi için özel bir rol oynamaya çalışıyor.

Güney yönetimine, 'AKP-saray var ama biz de iktidara hazırlanıyoruz, yeni dönemde bizimle hareket edebilirsiniz' diyor. Aynı zamanda HDP'yi Millet ittifakını destekleme marjında tutmanın basıncını oluşturmaya çalışıyor. Sanki gerçekten Kürt sorununda demokratik çözüm iddiası varmış gibi beklentiye sokmak istiyor. Saray cephesinden de yeniden müzakere ya da onların çözüm diye tarif ettikleri bir süreç yeniden başlayacakmış gibi söylemler etrafta dolaşıyor. Herkes Kürt halkını, HDP'yi, demokratik devrimci güçleri beklentiye sokarak, seçime yedeklemeye, antifaşist öfkeyi seçimle sönümlendirmeye, faşizmin, sömürgeciliğin yıkılması iddiasından geriye çekmeye çalışıyor. CHP, Millet İttifakı, bu konuda özel bir rol oynama çabasında.

HALK CHP İLE İTTİFAK ARAYIŞINA TEPKİLİ

HDP bir süredir çalışma yürütüyor. Halka gitti, oradan çıkarttığı veriler ve sonuçlar var. Millet ittifakıyla yol yürünmemesi, üçüncü cepheyi oluşturması fikriyatının oldukça güçlü olduğunu görüyoruz halkta. Buraya çomak sokma hali söz konusu olabilir mi?
Kesinlikle öyle. Biz de sahadayız Kürdistan'da, Amed'de Dersim'de Antep'te Riha'da (Urfa), gittiğimiz her yerde halkımızla sohbet ediyoruz, tartışıyoruz, siyasi etkinliklerde buluşuyoruz. ESP olarak karşısında durduğumuz, açık olarak tutum aldığımız 2019 yerel seçimlerindeki taktik desteği ve onun sonuçlarını da görerek Kürt halkımız CHP ve Millet İttifakı'nın asla Kürt halkına, emekçilere özgürlük ya da asgari demokratik gelecek inşa edemeyeceğini somut olarak görüyor. Bu nedenle de bu ittifak arayışına büyük tepki var. Kürt halkının esas beklentisi Türkiyeli işçi ve emekçilerle tabanda işçi, emekçi halklar arasında ittifak. Aynı zamanda Kürdistan'da ulusal birlik açısından daha güçlü bir işbirliği oluşturma beklentisi var. KDP'nin işbirlikçi çizgisine karşı daha güçlü bir mücadele yürütülmesi ve KDP'nin Kürt halkının çıkarlarına yabancılaşmış çizgiden kopması ve ulusal birliğe gelmesi konusunda beklentisi var.

Bu ittifak deneyimlendi. Biz Ezilenlerin Sosyalist Partisi olarak ittifak gündeme geldiği andan itibaren söyledik. Süreç bizi doğrulamış görünüyor. CHP ve Millet İttifakı'nın halklarımızın, eşitlik, adalet, özgürlük mücadelesine bir katkısı olmayacaktır. Tarihsel ve sınıfsal duruşunu koruyor CHP.

CHP ÖCALAN'I GAYRIMEŞRU GÖRÜYOR

Kılıçdaroğlu'nun açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yanılmıyorsam şöyle dedi; 'AKP meşru olmayan odaklarla çözüm süreci yürüttü. HDP meşru bir yapıdır, parlamentodadır. Biz HDP ile parlamentoda çözeriz'. Burada aslında CHP'nin neyi ne kadar meşru gördüğünü görüyoruz.

Kürt halkı diyor ki Kürt sorununun çözümünde muhatap İmralıdır, Öcalan'dır. Bunu dışlayan hiçbir girişime prim vermiyor Kürt halkı. HDP milyonların desteğini ve iradesini kazanmış, Türkiye'de ilerici demokratik devrimci bütün güçlerin desteğini almış bir parti olarak tabii ki muhataptır. Ama esas olarak yıllardır tecrit altında tutulan, 2015 Nisan'ından itibaren ailesi ve avukatlarıyla ilişki kuramayan Öcalan gerçeği var. Öcalan'a dönük tecridin kaldırılmasına dönük beklenti var. Açlık grevleri yeni sonlandırıldı hapishanelerde. Öcalan'ı görmeyen, Kürt halkının sorunlarının çözümünde demokratik seçeneği gayrımeşru gören bir CHP'nin, Kürt halkının beklentilerine yanıt vermesi mümkün değildir.

ÇÖZÜM BİRLEŞİK MÜCADELE

Kürt halkının talepleri ekseninde halkın beklentisi ve sizin yaklaşımınız ne?
Kürt halkının beklentisi tabi ki Kürt halk gerçekliğinin tanınması. Statü kazanılması. Sömürgeciliğin yıkılması. Türk halkıyla özgürlükçü, eşitlikçi bir ilişkidir. Bizim batıdan emekçi çözüm diye ifade ettiğimiz şey de, Türk halkı ve Türkiyeli işçi ve emekçilerle, Kürt halkının kaderinin eşitlik temelinde ortaklaşması, Kürt halkına kendi kaderini tayin hakkının tanınmasıdır.

HDP, Türkiye ve Kürdistan halkının birleşik devrimci demokratik siyasi iradesidir. HDP programı ve bizim ESP olarak ifade ettiğimiz emekçi çözüm, bugünün temel ihtiyaçlarına yanıt verebilecek ama aynı zamanda faşizmin yıkılmasıyla başarılabilecek bir çözümdür.

Çünkü burjuva kanatlardaki düzen partilerinin böyle bir çözüm iradesi yok. Çözüm iradesi olan Kürt halkı ve Türkiyeli ilerici antifaşist güçler ve onların birleşik mücadelesinin örülmesi ihtiyacıdır. Çözüm böyle gerçekleşebilir, özgürlük böyle kazanılabilir, halklar arasındaki eşitlik böyle kurulabilir. Faşizmin ve sömürgeciliğin yıkılmasıyla başarılabilecek bir şey diye düşünüyoruz.