28 Eylül 2021 Salı

Kanser riski bulunan tutsağa Eylül ayına randevu verildi

Kırıkkale F Tipi Kapalı Hapishanesi'nde kalan ve Wernicke-korsakof sendromu gibi birçok hastalığının yanı sıra kanser riski bulunan hasta tutsak Resul Kocatürk'e Eylül ayında hastane randevusu verildi. Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, Kocatürk'ün infazının ertelenmesi için yetkililere çağrıda bulundu.

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 359. haftasında İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi'nde düzenledikleri basın toplantısı ile Kırıkkale F Tipi Kapalı Hapishanesi'nde kalan Resul Kocatürk'ün durumuna dikkat çekti.

Açıklamayı yapan İHD Ankara Şube Eşbaşkanı Fatin Kanat, sağlık durumu hakkında bilgiler verdiği Kocatürk'ün tedavisinin yapılabilmesi için bir an önce tahliye edilmesi gerektiğini söyledi.

Yaşam hakkının kutsal olduğunu ve en temel hak olduğunu dile getiren Kanat, "İnsan yaşamının korunması, onun hem bedeninin hem de psikolojisinin korunması şeklinde gerçekleşmek zorundadır. Bu nedenle yaşam hakkı mutlak olarak koruma altındadır. Anayasa m.17/1, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2. maddesi ve Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi 6. Maddesi yaşamın korunmasını hükme bağlar. Kişinin varlığını bedensel ve psikolojik olarak sağlıklı bir bütünlük içinde devam ettirmesine dair tüm haklar, cezaevlerinde kalan her birey içinde mutlak olarak geçerlidir. Ancak kapatılmanın eza verici olmasının dışında da mahpuslar pek çok hak ihlaline uğrayarak biyolojik ve psikolojik olarak tahribata uğramakta ve yaşam hakları korunamamaktadır" diye belirtti.

BİRDEN ÇOK HASTALIĞI MEVCUT
Sonrasında Kırıkkale F Tipi Kapalı Hapishanesi'nde kalan Resul Kocatürk'ün sağlık durumu hakkında bilgi veren Kanat, şunları söyledi: "Resul Kocatürk, astım hastası ve Wernicke-Korsakof sendromu vardır. Ayrıca hipotiroid rahatsızlığı ve irritabl kolon hastalığı da bulunmaktadır. Akciğerindeki nodül nedeniyle Ankara Sanatoryum Hastanesinde uzunca bir süre tedavi görmüştür. Resul Kocatürk hem kendisi ile yapılan avukat görüşlerinde hem de yollamış olduğu mektuplarda sağlık durumu ile ilgili yaşanan sorunları aktarmıştır. Mart ayı içerisinde akşam saatlerinde yoğunlaşan halsizlik ve şişkinlik meydana geldiğini, lavaboya gittiğinde baş dönmesi ve kusma olduğunu, yere yığıldığını, revire çıkartıldığını, tansiyonunun düştüğünü ve ateşinin yükseldiğini, hastaneye götürüldüğünde Kovid-19 şüphesi ile işlem yapıldığını ancak sonrasında Kovid-19 olmadığının söylendiğini, değerlerinin (kalp, kan, oksijen ve kanda enfeksiyon) yüksek çıktığını, biyopsi için karaciğerden örnek alındığını ve Şehir Hastanesine götürüldüğünü, biyopsi sonucunda teşhis konulamadığını, ‘enfeksiyon yönünden değerlendirilmesi gerekir' denildiğini, karın bölgesindeki şişkinlik için ilaçlı inceleme yapılacağı söylenmiştir.

"Karaciğerinden yapılan biyopsi sonuçlarıyla birlikte kontrole gittiğinde ısrarı üzerine hekim tarafından karın bölgesinden tomografi tetkiki yapılmasını istemişti. Tomografi çekimi yapılmış ve tahmin ettiği gibi sonuçlar pek iç açıcı çıkmamıştır. ‘Sanki hasarsız iç organım kalmamış desem abartı olmaz' diyerek durumu ifade etmiştir. Hipotiroid, astım, akciğer nodülü, mide ülseri, karaciğer, dalak ve rektum sorunları da eklenmiştir."

TALEPLERİNE OLUMSUZ CEVAP VERİLDİ
İHD Şube Başkanı Kanat, nisan ayında yapılan kontrollerinde rektumunda tespit edilen 13 mm'lik asimetrik duvar kalınlaşmasının kanser hastalığı ihtimali olarak değerlendirilen Kocatürk'ün, o zamandan bu yana hastaneye götürülmediğini de belirtti.

Eşinin bu tetkikleri dışarıda gösterdiği uzman hekimlerin zaman kaybedilmeden teşhis için kolonoskopi tetkiki yapılmasını önerdiğini ifade eden Kanat, Kocatürk'ün Kırıkkale Tıp Fakültesi Hastanesinde takibini yapan hekimin de kolonoskopi, endoskopi ve MRG tetkikleri istediğini, ancak yoğunluk gerekçesiyle tetkik randevusunun Eylül 2021'e verildiğini ifade etti.

Kanat, "Randevusunun bu kadar uzun zamana yapıldığını öğrendiğinde erken bir tarihe alınması için girişimleri olmuş, hapishane revir doktorunun da ‘kanser ihtimali var' demesine rağmen talebine olumlu cevap verilmemiştir. Halsizlik, yorgunluk, yüksek ateş, karın bölgesinde şişkinlik, kabızlık, sol alt karın boşluğu kısmında ve göbek çevresinde ağrılı sancılı durumlar olmak üzere çeşitli belirtiler bulunmaktadır. Karaciğer sorunu için üç ayda bir kontrolü yapılmaktadır ve 15 Haziran'da Tıp Fakültesine götürülmesi gerekirken götürülmemiştir. Yaklaşık 6 senedir hem karaciğer hem de tiroid kontrolü ve tedavisi Tıp Fakültesi hastanesinde yapılıyor olmasına rağmen ikisine de uzun zamandır götürülmüyor. Devam eden hastalıklarına ek olarak midesinde ülser, boyun ve bel fıtığı, ilk tutuklandığında gördüğü işkenceye bağlı olarak gelişen bursit rahatsızlığı da bulunmaktadır" dedi.

Kocatürk'ün kanser tehlikesi şüphesi yüksek olan rahatsızlıklarından kaynaklı Eylül ayına verilmiş hastane randevusunun erkene alınarak tedavisine hızlıca başlanması gerektiğini vurgulayan Kanat, "Diğer hastalıklarından kaynaklı rutin devam etmesi gereken tetkiklere götürülmeli ve tedavileri aksatılmadan yapılmalıdır. Yaşamını zorlaştıran ve ağırlaşan hastalıkları göz önüne alınarak tam olarak iyileşinceye kadar infazının ertelenmesi için gerekli girişimlerde bulunulmalı ve ailesinin yanında daha sağlıklı koşullarda tedavisi yapılmalıdır" çağrısında bulundu.