28 Eylül 2021 Salı

'Kadın özgürlük zamanı' mitingine katılım çağrısı

TJA ve DBP, "Irkçılığa ve cinsiyetçiliğe êdî bes e, şimdi kadın özgürlük zamanı" şiarıyla 16 Ekim'de Diyarbakır İstasyon Meydanı'nda düzenleyeceği mitinge çağrı yaptı.

Özgür Kadın Hareketi (TJA) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), "Irkçılığa ve cinsiyetçiliğe êdî bes e (Artık yeter), şimdi kadın özgürlük zamanı" şiarıyla 16 Ekim'de Diyarbakır'da bölgesel miting düzenlenecek.

Mitinge ilişkin DBP Bağlar ilçe binasında basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel, Barış Anneleri, DBP, MED Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD FED), Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER), MED-DER yönetici ve üyelerinin yanı sıra çok sayıda kadın katıldı.

'KAMPANYAYI MİTİNGE DÖNÜŞTÜRECEĞİZ'
DBP PM üyesi Zeynep Üren, düzenleyecekleri mitingin içeriğine ilişkin konuştu. Üren, "Uzun bir süredir kampanyamız vardı ve şimdi o kampanyayı mitinge dönüştüreceğiz. Kürt halkının üzerindeki tecrit her yere yayıldı. Cezaevlerinde de dışarıda Kürt kadın hareketine çok ciddi saldırılar var. Dün Ayşe Gökkan'ın duruşmasında da bu durumu çok net gördük. Deniz Poyraz'a yapılan saldırı da özgürlüğe yapılan saldırıdır. Kürtler üzerinde faşizm uygulanıyor. Her sabah bir kadın katliamı ile uyanıyoruz. Biz bu saldırılara karşı ev ev, mahalle mahalle, dolaşacağız, Kürt kadınlarının üzerindeki saldırıları boşa çıkaracağız. Dilimiz, sanatımız, sözümüz üzerindeki saldırılara karşı çalışmalar yürüteceğiz" dedi.

Kısa açıklamanın ardından basına kapalı toplantılarını sürdüren kadınlar, daha sonra DBP binası önünde açıklama yaptı. Burada konuşan HDP Milletvekili Semra Güzel, kölelik kültürüne karşı özgürlük kültürünü inşa ettiklerini söyledi.

'KADIN ÖZGÜRLÜKÇÜ RUH'
Kadın özgürlük mücadelelerinin zihniyet devrimi temelinde demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü bir yaşam kültürünü inşayı kapsadığını söyleyen Güzel, "Tarihin en eski ezilen cinsi, sınıfı ve ulusu olan kadınlar kendisiyle birlikte toplumu ve dünyayı özgürleştirecek. Zamanın ruhu kadın özgürlükçü ruhtur. Kadın özgürlükçü ruh dünyada ciddi bir gelişme ve yükseliş halindedir. Kadının örgütlü kimliğiyle öne çıkması kapitalist moderniteyi sarsmakla kalmıyor aynı zamanda çözülüşünü de hızlandırıyor" diye belirtti.

'KADINLAR FAŞİZMİ YIKACAK'
Güzel, tüm dünyada diktatörlüklere, katliamcı rejimlere ve erkek egemen düzenin faşizmine ırkçılığına her türlü kırım politikalarına karşı yürütülen mücadelenin öncüsün kadınlar olduğunu kaydetti. Bugün Afganistan'da da Taliban'ın karanlığına karşı yine Afgan kadınların alanlara çıkarak özgürlüğü haykırdığına değinen Güzel, "Erkek egemen iktidarlar kaybetme korkusu ve telaşına düştüler. Bu yüzden kadına yönelik saldırılar da yoğunlaştı. Tüm bu saldırılar karşısında kadınlar egemen erkekliği daha fazla sorgulayarak kadın özgürlük çizgisinde örgütlenerek mücadele kararlılıklarını ortaya koymuşlardır. Biz kadınların örgütlü mücadelesi ortak bir ruh, duygu ve zihniyeti geliştiriyor böylesi evrensellik kazanıyor. Erkek egemen gericilik kültürünün vardığı nokta olan faşizm biz kadınların bütünlüklü ortak mücadelesiyle yıkılacaktır" ifadelerini kullandı.

'TOPLUM KIRIM YAŞANIYOR'
Türkiye'de bir kadın kırımının yaşandığına dikkati çeken Güzel, "Bu kırım toplum kırım, kültür kırım olarak derinleştiriliyor. Bu durum faşizmle yakından bağlantılıdır. AKP-MHP kadın düşmanı gerici iktidar kadına yönelik şiddeti teşvik ediyor ve bunu bir politika olarak yürütüyor. Genelde topluma özelde kadına yönelik şiddet, sindirme tam bir savaş politikası çerçevesinde sürdürmektedir. Çünkü faşizm iradesi kırılmış, kişiliği parçalanmış, çaresiz köle kadın ve köle topluma dayanarak var olabiliyor. Köle kadın ve toplum olmadan faşizm ayakta kalamaz. Bu yüzden faşizm örgütlü kadına saldırıyor, işkence ediyor, tutukluyor, katlediyor, kurumlarını kapatıyor, örgütlülüğünü dağıtmaya, mücadele gücünden düşürmeye çalışıyor. Bunun için erkek egemen sistem cinsiyetçiliği derinleştirip, kışkırtarak erkeği kadın düşmanı ve katili haline getiriyor" diye konuştu.

'KÖLE KADIN DAYATMASI'
Her güne vahşice katledilen kadın katliamlarına uyandıklarını belirten Güzel, "Yine taciz ve tecavüzler kadın katliamlarıyla yarışıyor. Faşizm-erkek egemen sistem bu durumdan besleniyor, ömrünü uzatıyor. Eşbaşkanlık, eşit temsiliyet sistemini ortadan kaldırmaya yönelik saldırıları ve İstanbul sözleşmesinden çekilmesi iktidarın kadın düşmanlığını bir kez daha ortaya koyduğu kadar köle kadına dayandırdığı toplumsal yapı oluşturma çabasının sonuçlarıdır" diye ifade etti.

'TECRİTTEN BAĞIMSIZ DEĞİL'
Milliyetçiliğin erkek egemen faşizminin ideolojisi olduğunu vurgulayan Güzel, şöyle konuştu: "Kendine muhalif herkesi düşman görerek, hedef göstererek, terörize ederek her yerde saldırılarını yoğunlaştırarak özgürlük ve demokrasi mücadelesini tasfiye etmeye çalışmaktadır. HDP İzmir il binasına yapılan saldırıda katledilen Deniz Poyraz olayı, Konya Meram'da Dedeoğlu ailesine yönelik katliam ve her gün rutin hale gelen Kürtlere yönelik ırkçı linç saldırıları meşrulaştırarak herkesi faşizmine ortak etmeye çalışmaktadır. Tüm bu saldırılar başta zindanlar olmak üzere 12 Eylül faşizmini katbekat aşan uygulamalar ülkede bir yönetime dönüşen tecrit politikalarından bağımsız değildir."

MİTİNGE ÇAĞRI
Güzel, açıklamanın devamında şunları söyledi: "Kürdistan'da kadın, çocuk ve gençlere yönelik özel-psikolojik savaşın bir parçası olarak taciz, tecavüz, uyuşturucu, fuhuş ve katliamlar geliştiriliyor. Faşizmin tüm saldırıları kadın iradesini kırma ve teslim alma çabasıdır. Faşizmin saldırıları biz kadınlara ortak mücadele anlayışında buluşarak, birleşik mücadele yürütmenin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Bizleri korku çemberine almaya çalışan erkek egemenlikli cinsiyetçi kültürün tüm saldırılarına karşı öfkemiz büyüyor, direnişimiz yükseliyor kadın özgürlük mücadelemiz derinleşiyor. Egemen erkekliğe, sistemine ve modernitesine diz çökmüyor, boyun eğmiyor, teslim olmuyoruz. Yükselen kadın bilinci ve mücadelesiyle kadın kırım, toplum kırım, kültür kırım politikalarına ve Irkçılığa, cinsiyetçiliğe edi bese şimdi kadın özgürlük zamanı demek için 16 Ekim'de Amed İstasyon Meydanı'nda yapacağımız mitinge tüm kadınları bekliyoruz."