13 Nisan 2021 Salı

DBP Eşbaşkanı Saliha Aydeniz: Faşizmi yenmek için bir araya geldik

DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, ilan edilen Birleşik Mücadele Güçleri’nin amaç, misyon ve programına ilişkin ETHA’nın sorularına yanıt verdi. Aydeniz, “Faşizme karşı devrimci seçeneğin toplumsal, örgütsel ve eylemsel zeminini oluşturmak ve bunu açığa çıkartmak istiyoruz. Faşizmi yenmek için bir araya geldik” dedi.

Birleşik Mücadele Güçleri, 4 Şubat'ta İstanbul'da yaptığı açıklama ile kuruluşunu duyurdu.  Muazzam gelişmelerin yaşanabileceği bir siyasal ve toplumsal zeminin varlığına işaret edilen deklarasyonda, bu eşikte, tarihin, sol, sosyalist, devrimci, demokratik ve yurtsever güçleri göreve çağırdığı vurgulandı, Birleşik Mücadele Güçleri ile bu çağrıya yanıt verildiği belirtildi. Birleşik Mücadele Güçleri'nin ilanını, Saray rejimi, polis saldırısı, abluka ve gözaltı ile yanıtladı. 

Birleşik Mücadele Güçleri'nin bileşenlerinden olan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, Saray faşizmine karşı oluşturulan bu yeni ve birleşik mücadele mevziisine ilişkin ETHA'nın sorularına yanıt verdi.

İşçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin antifaşist partilerin, örgütlerin antifaşist mücadelede birleşmesi talebi var mı? 
Türkiye'de son 6 yılda faşizmin kurumsallaştırılmasına doğru gidildiğini çok net görüyoruz. Bugün güçler ayrılığının tamamen bitirildiği, Meclis'in saf dışı bırakıldığı, her şeyin tek adam rejimine bağlandığı bir süreci yaşıyoruz. AKP iktidarı, son 6 yıldır, artık tek başına yönetemediğini görerek, MHP ile bir faşist ittifak oluşturdu. 100 yıldır Kürt halkına uygulanan baskının, asimilasyonun, iradelerinin yok sayılmasının, bu faşist ittifak ile bütün Türkiye'ye, bütün Türkiye halklarına yayıldığını gördük. Buna karşı da Kürt halkı asla boyun eğmeden ve asla geri adım atmadan mücadelesini bugüne kadar getirdi. Ama bunun yanında Türkiye'de de sol, sosyalist, bütün kesimler de oluşturulmak istenen sisteme karşı mücadelelerini veriyorlar. Ancak bu mücadelenin parça parça olması sonuç almak için yeterli değildi.  Birleşik Mücadele Güçleri'nin bir araya gelmesini de böyle okumak gerekiyor. Kürt halkının vermiş olduğu mücadelenin tek başına Türkiye'nin demokratikleşmesi için yeterli olmadığından hareketle bütünlüklü bir mücadele hattının örgütlenmesi için bir araya geldik. Bir deklarasyon yayınladık. Deklarasyonun yayınlandığı gün de toplumun bu mücadeleye nasıl baktığını gördük. O gün oraya binler akmıştı. Açıklama yapacağımız Kadıköy Rıhtım'a çıkan bütün sokaklar işgal altındaydı. Herkes polis şiddeti ile karşı karşıya kaldı. Tüm bunlar da birleşik mücadelenin nasıl bir toplumsal zemininin oluştuğunun göstergesiydi.

"Birleşik Mücadele Güçleri" tanımında sanki, daha kararlı, daha güçlü, daha iddialı bir mücadele tınısı var. Birleşik Mücadele Güçleri yapılanmasının, girişiminin, oluşumunun varoluş iddiası nedir, varoluş sebebini açıklar mısınız?
İktidarın bütün bu yönelimlerine karşı parça parça, alan alan yürütülen mücadeleyi birleştirmek. Faşizme karşı antifaşist hattı birlikte oluşturmak. İktidar sağlıktan eğitime kadar toplumun hiçbir talebini görmeyen diktatöryal bir sistem oluşturuyor. Buna karşı da verilen bir mücadele var. İşçiler, emekçiler, devrimciler, sosyalistler ayrı ayrı faşizme karşı mücadele ediyor. Faşizmin yenilmesi için bir araya gelmemiz temel ilkemizdir. Bu karşı duruşun bütünlüklü, örgütlü, toplumsal bir yapıya dönüşmesi olarak okunabilir. 

Faşizmin yenilmesi için bir araya gelmemiz temel ilkemizdir. Bu karşı duruşun bütünlüklü, örgütlü, toplumsal bir yapıya dönüşmesi olarak okunabilir.

BMG birleşik mücadelede yeni bir düzeye, yeni bir duruma geçişi mi ifade ediyor?
Geçmişin deney ve tecrübelerini de içine alarak yeni bir mücadele hattını oluşturmak istiyoruz. Kürdistan'da uzunca bir süredir DTK ile Kürdistani yapılarla ittifak çalışması yürütülüyor. Türkiye'de HDK ve HDP üzerinde Türkiyelileşme üzerinden bir hat oluşturuldu. Bu deneyimlerden faydalanarak ancak bunların dışında yeni ve birleşik bir zemini inşa etmek istiyoruz. Bu işin örgütsel, toplumsal ve eylemsel boyunun örgütlendiği bir biçime dönüştürülmelidir. Ama bu şu anlama gelmemeli; HDK, HDP ve geçmiş deneyimleri görmeyen değil, tam da oradan gücünü alan ama bugün burada yaratılan zeminden de HDP ve HDK'nin daha güçlenmesini sağlayan bir yaklaşım içindeyiz. 

Birleşik Mücadele Güçleri deklarasyonu antifaşist mücadelenin merkezileşmesini vurguluyordu.  Burada siyasi gündemlerin, önceliklerin aynılaşması mı kastediliyor, antifaşist mücadelenin birleşik bir önderliği mi oluşuyor? Birleşik antifaşist bir özne mi inşa ediliyor?
İktidarın oluşturduğu sistemde her kesim hedef. Daha önce Kürt halkı, Kürt kadınları hedefti. Ama bugün halkların tamamı, kadınların tamamı hedef. Kürt sorunu üzerinden bugün Türkiye'nin tamamına yayılmak istenen bir polis devleti ile karşı karşıyayız. Faşizme karşı devrimci seçeneğin toplumsal, örgütsel ve eylemsel zeminini oluşturmak ve bunu açığa çıkartmak istiyoruz.

Örneğin işçiler ve kadınların, Kürt halkı ve Alevi halkının, laiklik duyarlılığı yüksek kesimler ile antikapitalist Müslümanların, ekoloji mücadelesi yürüten yoksul köylülerin, gençlerin özetle değişik sınıfsal ve toplumsal kesimlerin, ezilenlerin taleplerinin uyumunu ve temsilini buluşturup kapsayabilecek mi Birleşik Mücadele Güçleri?
Bu sisteme karşı olan her kesim kendi alanında bir mücadele hattını oluşturmuş durumda. Tam bu oluşturulan mücadele hatlarının birleştirilmesi gerekiyor. Fabrikalarda, okullarda, işyerlerinde hayatın her alanında bir tekleştirme politikası yürütülüyor. Bu şekilde toplum tamamen yok edilmeye çalışılıyor. Saray'ın, erkek devletin inşa ettiği bir yapı oluşturulmaya çalışılıyor. Bütün kesimlerin nasıl yaşamak istediğini açığa çıkaran bir zemin oluşturmak istiyoruz. Bu işin örgütsel, toplumsal, eylemsel hattını oluşturmaya çalışıyoruz. Tüm bu kesimlerle bir araya gelerek, Türkiye'nin demokratikleşmesinin zeminini, birlikte hareket etmenin, birlikte mücadele etmenin, her alanın kendi özgünlüğünü koruyarak, antifaşist hattı oluşturmasının zeminini yaratmak istiyoruz.

Birleşik mücadele güçlerinin yapılanışıyla ilgili bir örgütsel modelden söz etmek mümkün mü? Ya da bu modeli mücadele içinde mi şekillendireceksiniz?
Deneyimimiz var bizim elbette, özellikle Kürt halkı olarak birçok deneyimimiz var. Be deneyimlerden tabi ki yararlanacağız. Ancak bu deneyimlerin yanında sonuçta yeni bir araya gelecek yapılar da var. Daha önce bir araya gelmiş olanlar da var. Ama her yapının kendi özgünlüğü önemli. Özgün yapıları da korunarak, asıl hedef bu sisteme karşı birlikte mücadele etmek. Yol yürürken de şekilleneceğiz, fiili meşru mücadele biraz da bunu gerektiriyor. Meşruiyetini, halktan alan, halkların, kadın özgür yaşadığı bir sistemi oluşturmak için yola çıktık. Şu anda net çizgilerle belirlediğimiz bir örgütsel şema yok ama deneyimlerimiz var. Birleşik Mücadele Güçleri'nin bileşenleri olarak toplumsal kesimler ile bir araya gelerek zaman içinde bir şekil oluşturma hedefimiz var. 

Tüm bu kesimlerle bir araya gelerek, Türkiye'nin demokratikleşmesinin zeminini, birlikte hareket etmenin, birlikte mücadele etmenin, her alanın kendi özgünlüğünü koruyarak, antifaşist hattı oluşturmasının zeminini yaratmak istiyoruz.

Birleşik Mücadele Güçleri'ni oluşturan yapıların saflarında uç veren bir birleşik mücadele ruhundan söz edilebilir mi? Bunun toplumsal karşılığı var mı? Oluşturucu yapılar en başta kendi saflarında birleşik mücadele "ruhunu" geliştirebilecekler mi?
Aslında deklarasyon ilanımız bu şekillenmenin somut örneği. Ortaklaşılan paydanın yıkılması, faşizmin yıkılmasıdır. Bu noktada hemfikiriz. Buluştuğumuz nokta, faşizmin yenilmesidir. Toplumu yok sayan sisteme karşı, toplumun bütün yapılarıyla özerk-özgün örgütlenmesini amaçlayan bir paydaşlık söz konusu. Özgünlüklerimiz var, siyasal bakış açılarımızda farklılık var ancak ortak mücadele hattımız faşizmi yenilgiye uğratmayı hedeflemektedir. 

Birleşik Mücadele Güçleri'nin bileşenlerinin bazıları HDP/HDK bileşeni, bazıları ise değil. HDP/HDK ile nasıl bir mücadele ortaklığı oluşturulacak?
Bu işin dışında değil tabi ki, HDP ve HDK. Birleşik Mücadele Güçleri'nin bileşenlerinden bazıları dediğiniz gibi HDK ve HDP bileşeni. Amacımız HDP/HDK'nin de zeminini kullanmak… HDP'nin de bir açıklaması var; Birleşik Mücadele Güçleri'nin dışında ya da karşısında duran değil, tam da buradan güç alan ve buraya güç katan bir durum söz konusu. Birleşik Mücadele Güçleri olarak hem HDK hem de HDP zemininden güç alan, güç katan bir çalışmayı önümüzdeki süreçlerde devam ettireceğiz.

Öncelikli mücadele gündeminiz belli mi? Belirlenmiş bir programınız var mı?
Faşizme karşı yükselen seslerin yanında ortak zeminde bir araya gelerek alternatifleri beraber ifade eden, bu ifadenin yanında bunun eylemsellik ayağını oluşturan, mücadeleyi her alana taşıyan bir pratik izleyeceğiz. Yol yürürken de zaman zaman bir araya gelmeler devam ediyor. Süreç çok hızlı ilerliyor ve değişiyor. Bizler de sürecin yedeğine düşen değil, kendi gündemini oluşturan, kendi sözünü, eylemini ortaya koyan bir pratik hat oluşturacağız. 

Son olarak vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Kaybedenin asla demokratik güçler olmadığını defalarca deneyimlemiş bir halk var; Kürt halkı. Faşizmin ne üzerinde kendini inşa ettiğini görüyoruz, birlikte omuz omuza mücadele edersek faşizmin yenileceğini biliyoruz. Faşizm muhakkak ki yenilecek, kazananlar haklar, kadınlar olacak.

Mücadele Birliği Platformu'ndan Karabulut: Önceliğimiz faşizme karşı sokağı örgütlemek

Partizan Temsilcisi Okay: Toplumdaki dipten dalga ile buluşmak istiyoruz

ESP Eş Genel Başkanı Tümüklü: Savunmayı değil, saldırıyı hedeflediğimiz mücadele sürecini başlattık

Devrimci Parti Genel Başkanı Öneren: Egemenlerin çizdiği sınırları reddediyoruz