16 Ekim 2021 Cumartesi

ÇEVİRİ | Biden Afganistan savaşını sona erdirmiyor, özelleştiriyor

Biden'ın savaşı sonsuza dek bitireceği iddiası sadece bir yanılsama. Ocak ayı itibariyle, Savunma Bakanlığı raporuna göre Afganistan'da resmi asker sayısının 2.500'e düştüğü ancak 18 binden fazla sözleşmecinin kaldığını görüyoruz. Afgan savaşı terörizm tehdidi nedeniyle değil, ABD'nin bölgedeki yerinden vazgeçmeyeceği için sonsuza kadar sürecek.

Afganistan'da resmi birlikler 2.500 civarındayken, sayıları 18 bini geçen Pentagon sözleşmecileri kalmaya devam edecek. Joe Biden, ABD Özel Kuvvetlerini, paralı askerleri ve istihbarat görevlilerini geride bırakırken bu küçük asker grubunu geri çekecek, savaşı özelleştirip küçültecek, ancak sona erdirmeyecek.

14 Nisan'da Başkan Joe Biden, 11 Eylül 2001 'terörist saldırılarının' 20. yıldönümünde ABD'nin en uzun savaşını sona erdireceğini, ABD birliklerini Afganistan'dan çekeceğini ve o zamana kadar 6 binden fazla NATO askerinin de geri çekileceğini açıkladı.

Biden, aynı zamanda Başkan George W. Bush'un savaşın Ekim 2001'de başladığını duyurduğu yer olan Beyaz Saray Antlaşma Odası'nda yaptığı konuşmada, "Afganistan'daki savaşın asla çok kuşaklı bir müdahale olmaması gerekiyordu" dedi. "Saldırıya uğradık. Açık hedeflerle savaşa gittik. Bu hedeflere ulaştık. Bin Ladin öldü ve El Kaide Afganistan'da küçüldü ve bu sonsuz savaşı bitirmenin zamanı geldi" diyerek ekledi.

Biden'ın savaşı sonsuza dek bitireceği iddiası sadece bir yanılsama. The New York Times'ın aktardığına göre Özel Harekat Kuvvetleri, Pentagon sözleşmecileri ve gizli istihbarat görevlilerinin gölgeli bir birleşimiyle ABD birliklerinin resmi olarak ayrılmasından sonra bölgede kalacaktı. Mevcut ve eski Amerikalı yetkililer, hedeflerinin "en tehlikeli El Kaide veya İslam devleti tehditlerini bulmak ve onları yok etmek" olacağını söyledi.

Times ayrıca, ABD'nin Ürdün'ün yanı sıra Basra Körfezi'nde de birden çok hava üssü ve Katar'da Afganistan'a uzun menzilli bombardıman uçağı veya SİHA görevleri için bir fırlatma rampası olabilecek büyüklükte bir hava karargahı bulundurduğunu bildirdi.

2009 yılında savaşı protesto etmek için Dışişleri Bakanlığı'ndan istifa eden engelli bir savaş gazisi olan Matthew Hoh, Afganistan'da gerçek bir barış sürecinin yabancı kuvvetlerin Afganistan'dan ayrılmasına bağlı olduğunu belirtti.

Dahası, Hoh, "3500 onaylanan Amerikan birliklerinin Afganistan'ı terk edip etmediğine bakılmaksızın, ABD ordusu Afganistan'ın içinde ve dışında binlerce Özel Operasyon ve CIA personeli, düzinelerce insanlı saldırı uçakları, yer üslerinde ve uçak gemilerinde konuşlandırılmış dronelar; muhriplerde ve denizaltılarda bekleyen yüzlerce seyir füzesi şeklinde var olacak."

PARALI ASKERLER BİZİZ
Başkan Biden'ın açıklamasının anlamsızlığı, Pentagon'un Afganistan'daki her asker veya kadın için on yıl önce bir sözleşmeci tuttuğunu günümüzde ise bu sayının yedi katından fazla olduğunu düşündüğümüzde ortaya çıkıyor.

Ocak ayı itibariyle, Savunma Bakanlığı raporuna göre Afganistan'da resmi asker sayısının 2.500'e düştüğü ancak 18 binden fazla sözleşmecinin kaldığını görüyoruz.

Bu sonuçlar, ABD hükümetinin stratejisinin, savaşı özel paralı asker şirketlerinin yararına kaynak sağlama, savaşı halktan uzaklaştırma ve muhalefeti önlemeye yönelik olduğu gözüküyor, çünkü nispeten az sayıda Amerikalı savaştan doğrudan etkileniyor.

Paralı askerlerin çoğu gazilerden oluşuyor, ancak bir kısmı ordu için basit görevleri yerine getirmek için düşük ücretler ödenen üçüncü ülke vatandaşları.

En büyük paralı asker şirketlerinden biri olan DynCorp International of Falls Church Virginia, 2019 itibariyle Afgan ordusunu eğitmek ve Afganistan'daki askeri üsleri yönetmek için hükümet sözleşmelerinde 7 milyar dolardan fazla para aldı.

2002'den 2013'e kadar DynCorp, tüm Dışişleri Bakanlığı finansmanının yüzde 69'unu aldı. Forbes, şirketi, "Irak ve Afgan savaşlarının en büyük kazananlarından biri" olarak nitelendirdi, ancak kaybedenler ise hemen hemen herkes.

ABD'nin Afganistan'daki stratejisi için bir taslak ise Laos'ta 1959-1975 arası süren gizli savaş; burada CIA yüzlerce sivil sözleşmeciyle birlikte çalışarak, gözcü uçakları uçururken, kara üslerini ve radar istasyonlarını işletirken yerli Hmong halkı arasında komünist Pathet Lao ile savaşması için kendi özel ordusunu yetiştirdi.

CIA ve Özel Kuvvetler, Laos'ta olduğu gibi, Afganistan'daki aşiretleri silah altına almaya çalıştı ve yine Laos'ta olduğu gibi, aşiretler arası kan davalarına saplanıp kaldı.

ABD Özel Kuvvetleri görevlileri yıllardır Afgan güvenlik güçlerini bir temsili ordu olarak eğitiyorlar ve Anka tarzı kıstır-kap ve suikast görevlerini, resmi asker çekilmesine rağmen, yürütüyorlar.

SAM AMCA'NIN AFGANİSTAN'DA GERÇEKTEN İSTEDİĞİ ŞEY
Cumhuriyetçi savaş çığırtkanı Jim Inhofe, Biden'in geri çekilme planını eleştirerek bunun "pervasız ve tehlikeli bir karar'' olduğunu belirtti. "Keyfi son tarihler büyük olasılıkla birliklerimizi tehlikeye atacak, kaydettiğimiz tüm ilerlemeyi tehlikeye atacak ve Afganistan'da iç savaşa yol açacak, ayrıca uluslararası teröristler için bir üreme alanı yaratacaktır" diye ekledi.

Inhofe'nin bir savaş vurguncusu olduğu ise unutulmamalıdır. Önde gelen silah üreticisi Raytheon'un hisselerine yatırım yaptığı zamanda ise, Senato Silahlı Hizmetler Komitesi başkanı olarak savunma bütçesinde artış çağrısında bulundu.

Inhofe'nin değerlendirmesi kusurlu, çünkü diğer nedenlerin yanı sıra, ABD 19 yıllık savaşta pek ilerleme kaydetmedi. Dış İlişkiler Konseyi'ne göre Taliban, 2001'den bu yana çok daha güçlü bir noktada duruyor ve Afganistan'ın yaklaşık beşte birini kontrol ediyor. Üstelik Afganistan hiçbir zaman uluslararası teröristler için gerçekten bir üreme alanı olmadı.

11 Eylül saldırganlarının çoğu Suudi Arabistan kökenli ve Taliban, hiçbir zaman desteklemedikleri 11 Eylül saldırılarından sonra Usame Bin Ladin'i uluslararası bir mahkemeye teslim etmeyi kabul etti.

Afgan savaşı terörizm tehdidi nedeniyle değil (ki bu durum ABD askeri varlığıyla daha da açığa çıktı), ABD'nin bölgedeki yerinden vazgeçmeyeceği için sonsuza kadar sürecek.

ABD, resmi askerler çekildikten sonra Afganistan'da en az iki askeri üs bulundurma ve savaş sırasında 1000'den fazla üs kurma niyetini açıkladı.

Sam amca aynı zamanda Afganların maden zenginliğine imreniyor. 2007 yılında yapılan bir Amerika Birleşik Devletleri Jeoloji Servisi araştırmasına göre bölgede, büyük demir, bakır, kobalt, altın damarları ayrıca dizüstü bilgisayarlar ve cep telefonları için pil üretiminde kullanılan lityum gibi kritik endüstriyel metaller dahil olmak üzere yaklaşık 1 trilyon dolar değerinde maden yatakları keşfetti.

Bir dahili Pentagon notu, Afganistan'ın "lityumun Suudi Arabistan'ı" haline gelebileceğini belirtti.

2001 yılında, ABD Afganistan'ı ilk işgal ettiğinde, Orta Asya'daki askeri altyapısını genişletme sürecindeydi. Afganistan, Kuzey Denizi'nde bulunan miktarın yaklaşık 10 katı ve Basra Körfezi'nin toplam rezervinin üçte biri kadar (yaklaşık 200 milyar varil petrol) olan bu yeni petrol zengini ülke için bölgede önemli bir mil taşı oldu.

Ayrıca Afganistan, Rusya'yı es geçerek Orta Asya petrolünü Hint Okyanusu'na taşıyacak bir petrol boru hattı için kilit konum olarak o zamanlar daha da değerliydi.

1990'larda Güney Kaliforniya petrol şirketi Unocal boru hattını inşa etmek için adımlar atmaya başladı, hatta Taliban ile anlaşma yoluna gitti. 2018 yılında, Türkmenistan'dan kuzey Hindistan'a petrol taşıyacak ABD destekli yeni bir boru hattı projesinin temeli atıldı.

ABD egemen kurumunun en büyük korkusu, ABD'nin Afganistan'dan tamamen çekilmesinin ABD'nin ana jeopolitik rakipleri Çin ve Rusya'ya karşı stratejik bir dayanak noktasını kaybetmesine neden olabileceğidir.

Çin, yakın zamanda sınır paylaştığı Afganistan'daki ticaret imkanlarını ve yatırımlarını artırdı. Aynı zamanda Afgan hükümeti ve Taliban ile daha iyi ilişkiler geliştirmeye çalıştı.

Bu esnada Rusya, 2014 yılında Kabil'de bir kültür merkezini yeniden açtı, terk edilmiş bir Sovyet dostluk merkezini yeniden inşa etti, büyükelçilik personelini genişletti, ekonomik yatırımı artırdı ve Afgan hükümetine 10 bin AK-47 sağladı.

Moskova ayrıca Afgan konut projelerini destekledi ve Taliban ile saman altından su yürütürken, kuzeydeki ağır toplarla bağlarını yenilemek için Kabil'deki temaslarından yararlandı.

Önceki bir CovertAction Magazine makalesinin yazdığı gibi, Ashraf Ghani liderliğindeki mevcut Afgan hükümeti, büyük ölçüde ABD'nin bir eseridir. Ordusu, ABD tarafından yılda yaklaşık 4 milyar dolarlık bir bütçeyle finanse edilmektedir. Bu destek -Kongre kesintiye uğratmadığı sürece- yılda yaklaşık 1 milyar doları bulan büyük ölçekli ABD dış yardım programlarıyla beraber devam edecek.

ABD, Ghani'yi iktidarda tutmak ya da onu Rusya ve Çine karşı olan jeopolitik rekabeti kazanmasına yardım edebilecek başka bir kukla ile değiştirebilir. Bu durumun ise 19. yüzyıldaki Çarlık Rusyası ve Büyük Britanya arasında geçen "büyük oyundan" bir farkı yok.

ABD imparatorluğu sağlam kaldığı sürece, savaş devam edecek ve devam edecek.

*Jeremy Kuzmarov'un The Covert Action Magazine'de yayımlanan makalesi Azad Özmez tarafından ETHA için çevrildi. Yazının orjinali şuradadır.