16 Ekim 2021 Cumartesi

BaşkentGaz işçileri: Artık yeter, insanca ve güvenceli çalışmak istiyoruz

DİSK'e bağlı Enerji-Sen üyesi BaşkentGaz taşeron işçileri Ankara'da bir araya gelerek, kadrolu ve güvenceli çalışma taleplerini dile getirdi.

DİSK'e bağlı Enerji-Sen üyesi BaşkentGaz taşeron işçileri, Ankara Ulus Meydanı'nda bir araya gelerek, kadrolu ve güvenceli çalışma taleplerini dile getirdi. "Geçinemiyoruz" dövizi taşıyan işçiler sık sık "Eşit işe eşit ücret", "Kadrolu çalışmak istiyoruz", "Direne direne kazanacağız" sloganları attı.

İşçiler adına basın açıklamasını okuyan Enerji-Sen Hukuk Danışmanı Avukat Deniz Altaylı, yaptıkları işin karşılığını alamadıklarını belirterek kadrolu ve güvenceli çalışmak istediklerini söyledi.

'EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET İSTİYORUZ'
200'e yakın işçinin kadrosuz ve güvencesiz bir şekilde zor şartlar altında çalıştığını ifade eden Altaylı, "Bizler BaşkentGaz işçileriyiz. Ankara'nın her sokağını adımlayan, bütün halkın doğalgaza ulaşmasını sağlamak için çalışan işçileriz. Bu kadar kritik bir iş yapmamıza rağmen yıllardır insanca yaşayacak bir ücret alamamakta ve zorlu çalışma koşulları altında emek vermekteyiz. Çünkü bizler BaşkentGaz'ın taşeronu olan bir firmada, Ersan Elektrik'te çalışıyoruz ve taşeron çalışma koşulları her gün bizi biraz daha yıpratıyor. BaşkentGaz bünyesinde kadrolu çalışan arkadaşlarımızla aynı işi yapmamıza rağmen farklı ücretlerle çalışıyoruz. Üstelik her an çalışma yerimiz değişebiliyor, iş tanımımıza uygun olmayan işlerde çalışmak zorunda kalabiliyoruz. Taşeron firmanın sözleşmesinin uzatılıp uzatılmayacağının belirsiz olması bizi her an işsizlik riskiyle yüz yüze bırakıyor. Artık Yeter! İnsanca ve güvenceli çalışmak istiyoruz" diye kaydetti.

İsteklerinin ve taleplerinin basıt olduğunu vurgulayan Altaylı, "Taşeron çalışma ortadan kalksın, kadrolu ve güvenceli bir biçimde, eşit işe eşit ücret ilkesi uygulanarak çalışalım. Yaptığımız işin karşılığını alalım. Çünkü ülkemizin içinden geçtiği ekonomik kriz sürecini de göz önüne alırsak ne kiraya para yetiştirebiliyoruz ne mutfağa ne de faturalara. Tüm bunlar yetmezmiş gibi mobbinge maruz kalıyoruz ve kurallı bir çalışma ortamına kavuşamıyoruz. Belirsizlikler de, ücret yetersizliği de bize 'Artık Yeter' dedirtiyor" diye konuştu.

'SENDİKALI OLDUĞUMUZ İÇİN MOBBİNGE MARUZ KALMAYA BAŞLADIK'
Çalışma koşullarını düzenleyen yasaların uygulanmasını istediklerini ve sendikalı oldukları için patronun baskısına maruz kaldıklarını söyleyen Altaylı sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de alt işveren üst işveren ilişkileri belli bir koşula uygun olarak hayata geçirilebiliyor. Bu da ancak yardımcı işler dahilinde oluyor. Ancak biz BaşkentGaz bünyesinde asıl işleri, sayaç okumayı, açma kesmeyi ve diğer asıl işleri yerine getirmemize rağmen hala taşeron işçi olarak çalışıyoruz.

"4857 Sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi açıktır. Alt-işveren ilişkisinin kurulabilmesine ilişkin kanun maddesi '…yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve  işin  gereği  ile  teknolojik  nedenlerle  uzmanlık gerektiren  işlerde' diye belirtiyor. Biz ne yardımcı bir iş yapmaktayız ne de teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde çalışmaktayız. Biz enerji işçisiyiz, her enerji dağıtım firmasında yapılan ana işlerden birini yapmaktayız ve dolayısıyla en büyük hakkımız olan kadro hakkımızı istemekteyiz.

"Anayasal hakkımızı kullandık, sendikalı olduk! Kadro hakkımızı daha bir gür sesle dillendirmek için bir araya geldik ve anayasal hakkımız olan sendikalı olma hakkımızı kullandık. Birlikte daha güçlü yol yürümek için örgütlendik. Ancak bu defa da işveren tarafından baskıya ve mobbinge maruz kalmaya başladık. Sendikadan istifa etmemiz yönünde telkin edildik ama vazgeçmedik. Bazı arkadaşlarımız görev değişikliğine maruz kaldı. Biz biliyoruz ki aslında bu olanlar yasalara ve kanunlara aykırıdır. Hem Anayasa 46/1'e göre sendikamızı özgürce seçmek hakkımızdır. Sendikal faaliyeti engellemek TCK madde 118'e göre suçtur! Buradan sesleniyoruz! Bizi işten çıkarmakla ya da iflas göstererek kıdem tazminatımızı vermemekle tehdit etmeyin. Biz haklarımızı, hukukumuzu çok iyi biliyoruz. Sendikal sebeple işten atamazsınız, eğer bunu yaparsanız da karşınıza hukukla dikiliriz ve kazanırız. İflas açıklasanız da üst işverenin bütün sorumluluğu taşıması gerektiğini de yine kanunen çok iyi biliyoruz."

'HAKKIMIZI ALMAK İÇİN NE GEREKİYORSA YAPACAĞIZ'
Kadrolu işçilerle aynı şartlarda çalışmak istediklerini vurgulayan Altaylı son olarak; "Kadrolu çalışan arkadaşlarımızla bir olmak, hep birlikte kendi çalışma koşullarımızı daha da düzeltmek ve iyiye götürmek istiyoruz. Taleplerimiz karşılanamaz değildir, ancak karşılandığı takdirde işyerinde huzurlu bir çalışma ortamı devam eder. Biz bu taleplerimizin takipçisi olacağız ve hakkımızı almak için ne gerekiyorsa yapacağız" şeklinde konuştu.